Hipotiroidi İçin Haşimato Beslenme ve Yaşam Tarzı

Haşimato Beslenme

Haşimato Beslenme, otoimmün cevabı dengeleyerek, iltihabı azaltarak ve eksik mineralleri yerine koyarak tiroid fonksiyonlarını destekleyen kişiselleştirilmiş bir destektir.

İçindekiler

Haşimato Beslenme Otoimmün Tiroiditi Yönetmenin Anahtarı

Haşimato Beslenme, Polikistik Over Sendromu gibi otoimmün bir hastalık olan Haşimato Tiroiditi’nin semptomlarını hafifletmede ve bireyin yaşam kalitesini artırmada en kritik rolü üstlenir. Bu durum, bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırması sonucu kronik iltihaplanma ve zamanla tiroid fonksiyonlarında azalma (hipotiroidi) ile karakterizedir. Halsizlik, kilo artışı, kabızlık, saç dökülmesi ve lipid metabolizması anormallikleri gibi belirtilerle kendini gösteren bu kronik hastalığın yönetiminde, beslenme bir tedavi listesinden çok, kalıcı bir yaşam biçimi değişikliğidir.

Haşimato Beslenme programının temel amacı, bağışıklık sisteminin aşırı reaksiyonunu dengelemek, kronik iltihaplanmayı azaltmak ve tiroid hormonlarının sentezi için hayati öneme sahip mineral ve vitamin eksikliklerini gidermektir.

Haşimato Beslenmede Temel Hedefler

Haşimato hastalığının tedavisinde ilaç kullanımı zorunludur ancak beslenme, ilacın etkinliğini artırarak semptomları önemli ölçüde hafifletebilir.

  1. İnflamasyonu Kontrol Altına Almak: Hastalığın ana kaynağı olan kronik iltihabı azaltmak, antikor seviyelerinin düşmesine ve tiroid bezinin korunmasına yardımcı olur.

  2. Bağırsak Sağlığını İyileştirmek: Haşimato hastalarında sıklıkla görülen bağırsak geçirgenliği ve emilim sorunları, bağışıklık sistemini tetikler. Bağırsak florasını desteklemek, otoimmün reaksiyonları kontrol altına almada kritiktir.

  3. Tiroid Hormon Üretimini Desteklemek: Selenyum, çinko ve iyot gibi tiroid hormonlarının üretimi ve metabolizmasında rol oynayan kofaktör mineralleri yeterli düzeyde almaktır.

Tüketilmesi Gereken Hayati Besin Öğeleri

Tiroid bezinin fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için bazı mikro besin öğelerinin yeterli alımına Haşimato Beslenme rutininde özellikle dikkat edilmelidir:

  • Selenyum: Tiroid bezinde yüksek konsantrasyonlarda bulunan Selenyum, tiroid hormonlarının sentez ve metabolizmasında görevli enzimlerin kofaktörüdür.

    • Kaynak: Brezilya cevizi (en zengin kaynak, ancak toksik etkiden kaçınmak için günlük 1-2 adetle sınırlanmalıdır), kabuklu deniz ürünleri, yumurta.

  • Çinko: Eksikliği hipotiroidizmi olumsuz etkiler.

    • Kaynak: Kırmızı et, kabuklu deniz ürünleri, nohut, kabak çekirdeği, kaju, yumurta.

  • İyot: Hormon sentezi için temeldir, ancak Haşimato hastalarında aşırı alımı iltihaplanmayı tetikleyebilir. Bu nedenle iyot alımı dikkatle dengelenmelidir.

  • D Vitamini: Genellikle eksikliği görülen bu vitaminin takviye ile yeterli düzeye getirilmesi, bağışıklık sisteminin dengelenmesinde çok önemlidir.

  • Anti-inflamatuar Yağlar (Omega-3): Yağlı balıklar (somon, sardalya), zeytinyağı, chia ve keten tohumu gibi besinler, kronik iltihabı azaltmaya yardımcı olur.

Haşimato Beslenme Listesinde Sınırlandırılması Gerekenler

İltihaplanmayı artırarak ve insülin direncini tetikleyerek semptomları kötüleştiren gıdaların sınırlandırılması, Haşimato Beslenmesi uygulamasında kritik bir adımdır.

  1. Gluten (Buğday, Arpa, Çavdar): Haşimato hastalarının büyük bir bölümünde gluten, bağırsak geçirgenliğini artırarak otoimmün cevabı tetikleyebilir. Semptomları hafifletmek için glutensiz beslenme denemesi önerilir.

  2. Rafine Şeker ve İşlenmiş Gıdalar: Kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olarak iltihaplanmayı ve kortizol seviyelerini artıran paketli yiyecekler, şekerli içecekler ve basit karbonhidratlardan (beyaz un ürünleri) kaçınılmalıdır.

  3. Trans Yağlar ve Kızartmalar: Yüksek oranda işlenmiş bu yağlar, vücutta iltihaplanma yükünü artırır. Zeytin, avokado, fındık ve ceviz gibi doymamış sağlıklı yağlar tercih edilmelidir.

  4. Soya Ürünleri: Soya, tiroid hormonlarının emilimini ve işlevini olumsuz etkileyebilecek izoflavonlar içerir. Sınırlı ve kontrollü tüketim önerilir.

  5. Goitrojen İçeren Sebzeler: Lahana, brokoli, karnabahar gibi turpgil sebzeler tiroid hormon üretimini zorlaştırabilir. Bu sebzelerin çiğ yerine pişirilerek tüketilmesi bu olumsuz etkiyi büyük ölçüde azaltır.

Hayat Tarzı Değişiklikleri ve Sürdürülebilirlik

Haşimato Beslenme bir süre uygulayıp bırakılacak bir diyet listesi değildir; semptomların ömür boyu yönetimi için benimsenmesi gereken kalıcı bir yaşam rutinidir.

  • Egzersiz: Günlük 30-45 dakikalık düzenli fiziksel aktivite, metabolizmayı hızlandırır, kilo kontrolünü destekler ve semptomların azalmasına yardımcı olur.

  • Stres Yönetimi: Stres, kortizol salgılanmasını artırarak hormonal dengeyi bozar. Meditasyon, yoga ve yeterli uyku, Haşimato’nun semptomlarıyla baş etmede kilit rol oynar.

  • Bütünsel Yaklaşım: Diyetisyen Dilara Göze olarak ben, bu programı uygularken duraksamaların normal olduğunu, önemli olanın bu programı hayat rutininiz haline getirmeniz olduğunu vurgularım. Kilonuzdaki duraksamalar olsa bile, yolun sonundaki genel sağlık hedefinize odaklanarak bu sürecin kazananı siz olmalısınız.

Haşimato Tiroiditi ile yaşamak zorlu olabilir, ancak doğru Haşimato Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle semptomlarınızı yönetebilir, enerji seviyenizi artırabilir ve hayat kalitenizi önemli ölçüde yükseltebilirsiniz. Aklınıza takılan her konuda size bilimsel rehberlik sunmaktan memnuniyet duyarım.

Ankara’nın merkezinde, ulaşım kolaylığı sunan Merkez Ankara Sitesi‘nde yer alan Diyetisyen Dilara Göze’den danışmanlık almak, Haşimato Tiroiditi gibi otoimmün bir durumda beslenmeyi bilimsel olarak yönetmenin en doğru adımıdır. Kliniği, Kızılay, Yenimahalle ve Ulus gibi merkezi noktalara yakın konumu sayesinde, bu uzun soluklu süreçte düzenli takip ve destek için kolay erişim imkanı sunar.

Dilara Göze, tiroid hormonlarının dengelenmesine ve otoimmün saldırıyı azaltmaya odaklanan, kişiselleştirilmiş Otoimmün Hastalık Beslenme felsefesiyle hareket eder. Programları, sadece kilo kontrolünü sağlamayı değil; vücuttaki kronik inflamasyonu (iltihaplanmayı) azaltmayı, tiroid sağlığı için kritik olan Selenyum, Çinko ve D Vitamini gibi besin öğesi eksikliklerini gidermeyi ve hormonal dengeyi desteklemek amacıyla kan şekerini stabil tutmayı amaçlar. Potansiyel tetikleyicileri (örneğin, gluten veya süt ürünleri hassasiyetleri) bilimsel bir yaklaşımla değerlendiren Diyetisyen Göze, planlarını sadece kan değerlerinize ve antikor seviyelerinize değil; metabolik hızınıza ve günlük yaşam tarzınıza tam olarak uyacak şekilde kişiselleştirir. Bu bütüncül ve bilimsel yaklaşım sayesinde, kendinizi kısıtlanmış hissetmeden, Haşimato’nun semptomlarını hafifletebilir ve genel enerji seviyenizi kalıcı olarak iyileştirebilirsiniz.

Son Yazılar

Sahurda Ne Yenmeli? , Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 15, 2026
Sahurda Ne Yenmeli?

Sahurda ne yenmeli? Yumurta, peynir, yulaf ve ceviz gibi tok tutan besinleri tercih edin; tuzlu ve hamur işlerinden kaçının. Sağlıklı bir Ramazan için doğru sahur şart!

Çölyak Beslenme Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 1, 2026
Bilimsel Yönleriyle Çölyak Beslenme

İçindekiler Glütensiz Hayat Rehberi Çölyak Hastalığında Beslenme Karın şişliği, geçmeyen yorgunluk, sindirim problemleri ve bazen de kansızlık… Bu belirtilerle doktora başvurduğunuzda aldığınız "Çölyak" tanısı, hayatınızda yeni bir sayfanın açılması anlamına gelir. Çölyak, genetik yatkınlığı olan bireylerde, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan "glüten" proteinine karşı vücudun gösterdiği ömür boyu süren bir hassasiyettir. Bu hastalıkta ilaç veya ameliyat tedavisi yoktur; tek ve en etkili ilaç, doğru planlanmış bir çölyak beslenme programıdır.Bir diyetisyen olarak söyleyebilirim ki; çölyak bir hastalık değil, bir yaşam biçimidir. İlk başta zorlayıcı görünse de, çölyak hastalığında beslenme kurallarını yaşamınıza entegre ettiğinizde, yaşam kalitenizin ne kadar arttığını göreceksiniz. Bu rehberde, glütensiz yaşamın inceliklerini, mutfak güvenliğini ve çölyak beslenme sürecinde dikkat etmeniz gereken her şeyi detaylarıyla ele alacağız. Yasaklı Besinler / Kırmızı Liste Çölyak hastaları glüten tükettiğinde, ince bağırsaklarında besin emilimini sağlayan "villus" adı verilen parmaksı yapılar zarar görür. Bu hasar, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri alamamasına neden olur. Bu yüzden çölyak hastalığında beslenme tedavisinin temeli, glüteni hayattan tamamen çıkarmaktır. "Azıcık yesem bir şey olmaz" düşüncesi, çölyak beslenme sürecinde geçerli değildir; çünkü bir çay kaşığının ucu kadar glüten bile bağışıklık sistemini tetikleyerek bağırsak hasarını başlatabilir. Serbest Besinler / Yeşil Liste ve Alternatifler Glütensiz beslenmek, lezzetsiz beslenmek demek değildir. Doğada glüten içermeyen sayısız besin kaynağı vardır. Çölyak beslenme planınızı zenginleştirecek güvenli gıdalar şunlardır:Tahıl Alternatifleri: Mısır, pirinç, karabuğday (greçka), kinoa, amarant, darı, patates ve kestane unu. Bu besinler, çölyak hastalığında beslenme sürecinde ekmek ve hamur işi ihtiyaçlarınızı karşılayacak harika alternatiflerdir.Protein Kaynakları: İşlenmemiş et, tavuk, balık, yumurta.Baklagiller: Kuru fasulye, nohut, mercimek, …