Kışın En Diyet Lezzeti Şekersiz Ayva Tatlısı !

Şekersiz Ayva Tatlısı

Şekersiz Ayva Tatlısı , bal ile tatlandırılmış, 86 kcal’lik düşük kalorili ve lifli bir diyet tatlısıdır. Bağışıklığı destekler ve tok tutar.

Kışın En Diyet Lezzeti Şekersiz Ayva Tatlısı !

Kış mevsiminin en sevilen lezzetlerinden biri olan ayva tatlısını, diyetinize uygun, az kalorili ve rafine şeker kullanılmadan hazırlanan bir versiyonla sunuyoruz. Şekersiz Ayva Tatlısı, sadece lezzetli bir meyve değil, aynı zamanda tarihi antik Yunan ve Roma’ya uzanan, sevgi ve doğurganlığın sembolü olmuş değerli bir besindir.

Geleneksel ayva tatlısını rafine şeker kullanmadan, doğal tatlandırıcı olan bal ile hazırlayarak lezzetli bir diyet tatlısına dönüştürüyoruz. Bu Şekersiz Ayva Tatlısı tarifini mutlaka denemelisiniz!

Ayva: Sağlık ve Lezzetin Mükemmel Buluşması

Diyetisyen Dilara GÖZE olarak, ayvanın beslenme düzeninizdeki önemini birkaç temel bilgiyle özetlemek isterim:

  • Düşük Kalori, Yüksek Lif: Ayvanın kalorisi düşüktür. Tamamlayıcı besinlerle hazırlandığında 1 porsiyonu sadece 86,2 kalori civarındadır. Lif açısından zengin olması, bağırsak sağlığına büyük destek sağlar.

  • Antioksidan Gücü: Orta düzeyde C vitamini ve bakırın yanı sıra, ayva; iltihabı azaltmaya, kalp hastalığı gibi kronik hastalıklara karşı direnci artırmaya yardımcı olan antioksidanlar içerir.

  • Bağırsak ve Karaciğer Dostu: Organik asitler, potasyum, fosfor ve kalsiyum mineralleri içeren ayva, karaciğer rahatsızlıkları için faydalıdır ve kanı alkali yaparak hastalıklara karşı direnci artırır.

  • Antiviral Etki: Ayvada bulunan fenolik bileşenlerin, özellikle gribe karşı antiviral etki gösterdiği bilimsel çalışmalarla tespit edilmiştir.

Malzemeler

· 2 adet ayva
· 1 su bardağı su
· 2 yemek kaşığı bal (Pişirme sonrası eklenecek)
· Toz tarçın (İstenilen miktarda)
· Karanfil (İsteğe bağlı, 3-4 adet)

(Servis Önerisi)

· 4 yemek kaşığı labne (Light labne tercih edilebilir)
· 1 yemek kaşığı bal
· Tarçın
· Kırılmış ceviz

Şekersiz Ayva Tatlısı Hazırlanışı

  1. Ayvaları Hazırlayın: Ayvaları soyup ikiye bölün. Çekirdekli kısımları çıkardıktan sonra 4 yarım ayvayı tencereye dizin. (Ayva çekirdeklerini renk vermesi için tencerenin bir kenarına ekleyebilirsiniz.)

  2. Pişirme: Kaynar suyunuzu tencerenin dibine ekleyin. Ayvaların üzerine tarçın serpip, isterseniz karanfil de ekleyerek kapağını kapatın ve kaynamaya bırakın.

  3. Yumuşatma: Ayvalar yumuşayıncaya ve suyu büyük ölçüde çekilinceye kadar kısık ateşte pişirin. Suyunu tamamen çektikten sonra ayvaları ters çevirip yüksek ateşte kısa süre daha pişirerek hafif kızarmalarını sağlayabilirsiniz.

  4. Bal Ekleme: Pişen ayvalar ocaktan alındıktan hemen sonra 2 yemek kaşığı balı eşit şekilde ayvaların tam üzerine gezdirin. Balın ayvaların sıcaklığıyla eriyip nüfuz etmesini bekleyin.

  5. Soğutma ve Servis: Ayvalarınızı tencereden alıp soğutun. Servis ederken labne, kalan bal ve tarçını karıştırın. Bu karışımı ayvaların ortasına koyun ve üzerine kırık ceviz serpin.

Afiyet olsun! Bu sağlıklı tatlı, lipit metabolizmasını düzenlemeye yardımcı olurken, aynı zamanda tatlı isteğinizi masum bir şekilde karşılayacaktır.

Son Yazılar

Sahurda Ne Yenmeli? , Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 15, 2026
Sahurda Ne Yenmeli?

Sahurda ne yenmeli? Yumurta, peynir, yulaf ve ceviz gibi tok tutan besinleri tercih edin; tuzlu ve hamur işlerinden kaçının. Sağlıklı bir Ramazan için doğru sahur şart!

Çölyak Beslenme Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 1, 2026
Bilimsel Yönleriyle Çölyak Beslenme

İçindekiler Glütensiz Hayat Rehberi Çölyak Hastalığında Beslenme Karın şişliği, geçmeyen yorgunluk, sindirim problemleri ve bazen de kansızlık… Bu belirtilerle doktora başvurduğunuzda aldığınız "Çölyak" tanısı, hayatınızda yeni bir sayfanın açılması anlamına gelir. Çölyak, genetik yatkınlığı olan bireylerde, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan "glüten" proteinine karşı vücudun gösterdiği ömür boyu süren bir hassasiyettir. Bu hastalıkta ilaç veya ameliyat tedavisi yoktur; tek ve en etkili ilaç, doğru planlanmış bir çölyak beslenme programıdır.Bir diyetisyen olarak söyleyebilirim ki; çölyak bir hastalık değil, bir yaşam biçimidir. İlk başta zorlayıcı görünse de, çölyak hastalığında beslenme kurallarını yaşamınıza entegre ettiğinizde, yaşam kalitenizin ne kadar arttığını göreceksiniz. Bu rehberde, glütensiz yaşamın inceliklerini, mutfak güvenliğini ve çölyak beslenme sürecinde dikkat etmeniz gereken her şeyi detaylarıyla ele alacağız. Yasaklı Besinler / Kırmızı Liste Çölyak hastaları glüten tükettiğinde, ince bağırsaklarında besin emilimini sağlayan "villus" adı verilen parmaksı yapılar zarar görür. Bu hasar, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri alamamasına neden olur. Bu yüzden çölyak hastalığında beslenme tedavisinin temeli, glüteni hayattan tamamen çıkarmaktır. "Azıcık yesem bir şey olmaz" düşüncesi, çölyak beslenme sürecinde geçerli değildir; çünkü bir çay kaşığının ucu kadar glüten bile bağışıklık sistemini tetikleyerek bağırsak hasarını başlatabilir. Serbest Besinler / Yeşil Liste ve Alternatifler Glütensiz beslenmek, lezzetsiz beslenmek demek değildir. Doğada glüten içermeyen sayısız besin kaynağı vardır. Çölyak beslenme planınızı zenginleştirecek güvenli gıdalar şunlardır:Tahıl Alternatifleri: Mısır, pirinç, karabuğday (greçka), kinoa, amarant, darı, patates ve kestane unu. Bu besinler, çölyak hastalığında beslenme sürecinde ekmek ve hamur işi ihtiyaçlarınızı karşılayacak harika alternatiflerdir.Protein Kaynakları: İşlenmemiş et, tavuk, balık, yumurta.Baklagiller: Kuru fasulye, nohut, mercimek, …