Sütlü ve Baharatlı Brokoli Çorbası

Brokoli Çorbası

Brokoli çorbası; zerdeçal, havuç ve sütün muhteşem uyumuyla bağışıklığınızı güçlendiren, düşük kalorili ve şifa dolu bir lezzet. Hemen deneyin!

Sütlü ve Baharatlı Brokoli Çorbası Tarifi

Havaların soğumasıyla birlikte mutfaklarımızda tencere yemeklerinin, içimizi ısıtan çorbaların kokusu daha fazla yükselmeye başladı. Bir diyetisyen olarak kış mevsimini çok seviyorum; çünkü doğa bize bağışıklığımızı çelik gibi yapacak harika sebzeler sunuyor. Bu sebzelerin başında ise şüphesiz “yeşil mucize” olarak adlandırdığımız brokoli geliyor. Ancak biliyorum ki brokoli, herkesin, özellikle de çocukların favorisi olmayabiliyor. İşte tam bu noktada, ön yargıları yıkacak, “bunun içinde gerçekten brokoli mi var?” dedirtecek kadar lezzetli bir tarifle karşınızdayım: Brokoli çorbası.

İçerisinde un barındırmayan, kıvamını sebzelerin kendi lifli yapısından alan ve zerdeçalın antienflamatuar gücüyle birleşen bu tarif, sadece bir çorba değil, adeta bir şifa kasesi.

Neden Bu Tarifi Mutlaka Denemelisiniz?

Brokoli çorbası denildiğinde akla genellikle tatsız, sadece haşlanmış sebze suyu gelebilir. Ancak bu tarif, soğan ve sarımsağın aroması, sütün kattığı yumuşaklık ve baharatların dansıyla damak çatlatıyor. Kilo kontrolü sürecinde olan danışanlarıma sıkça önerdiğim bu çorba, düşük kalorili olmasının yanı sıra yüksek lif içeriğiyle uzun süre tokluk hissi sağlıyor.

Ayrıca içerisine eklediğimiz zerdeçal ve karabiber ikilisi, vücuttaki emilimi artırarak bağışıklık sisteminizi kış hastalıklarına karşı koruyor. Eğer akşam yemeğinde hafif ama besleyici bir başlangıç yapmak istiyorsanız, bu brokoli çorbası tam size göre.

Malzemeler

Ana Sebzeler: 500 gr taze brokoli (Vitamin deposu), 2 adet havuç (Renk ve tatlılık verir), 1 adet soğan (Doğal antibiyotik), 2 diş sarımsak (Lezzet verici).
Sıvı Malzemeler: 4 yemek kaşığı zeytinyağı (Sağlıklı yağ kaynağı), 200 ml süt (Kıvam ve protein için), üzerini geçecek kadar su.
Baharatlar: Şifayı artıran zerdeçal, metabolizmayı canlandıran pul biber, toz biber, tuz ve karabiber.

Sunum ve Tüketim

Sunumu zenginleştirmek isterseniz, servis kaselerine aldığınızda üzerine çok az zeytinyağı gezdirebilir veya fırınlanmış tam buğday ekmeği kıtırları (kruton) ekleyebilirsiniz. Eğer evde sebze yemeyi reddeden çocuklarınız varsa, bu çorbayı onlara "Yeşil Dev Çorbası" veya "Hulk Çorbası" olarak tanıtabilirsiniz. Blenderdan geçirildiği için içinde brokoli olduğunu anlamaları neredeyse imkansızdır.

Adım Adım Lezzetin Sırrı

Mutfakta harikalar yaratmak için karmaşık tekniklere ihtiyacınız yok. İşte adım adım en lezzetli brokoli çorbası yapımı:

  1. Ön Hazırlık ve Soteleme: Lezzetli bir çorbanın sırrı, sebzeleri haşlamadan önce sotelemektir. Tencerenize zeytinyağını alın. Küp küp doğradığınız soğanları, sarımsakları ve havuçları ekleyip kokusu çıkana kadar güzelce soteleyin. Bu işlem, sebzelerin karamelize olmasını ve çorbanın tadının derinleşmesini sağlar.
  2. Sebzelerin Buluşması: Sotelenen sebzelerin üzerine, çiçeklerine ayırıp yıkadığınız 500 gr brokoliyi ekleyin. Hemen ardından şifa kaynağı baharatlarımız olan zerdeçal, pul biber, toz biber, tuz ve karabiberi ilave edip birkaç tur daha karıştırın.
  3. Pişirme Aşaması: Tenceredeki sebzelerin üzerine 200 ml sütü dökün. Ardından sebzelerin üzerini hafifçe geçecek kadar sıcak su ilave edin. Tencerenin kapağını kapatın ve kaynamaya bırakın.
  4. Kıvam Alma: Çorbanız kaynadıktan sonra altını kısın ve sebzeler yumuşayana kadar yaklaşık 30-40 dakika pişirin. Havuçlar çatal batacak kadar yumuşadığında brokoli çorbası pişmiş demektir.
  5. Pürüzsüz Dokunuş: Pişen çorbayı ocaktan alın ve pürüzsüz, kadifemsi bir kıvam alana kadar blenderdan geçirin. Renginin canlılığına ve kıvamına hayran kalacaksınız.

Brokoli Çorbasının Sağlığımıza Faydaları

Bu tarif sadece lezzetli değil, aynı zamanda vücudumuz için tam bir onarım paketidir:

  • Antioksidan Gücü: Brokoli, “sulforafan” adı verilen güçlü bir bileşik içerir. Bu madde, hücre hasarını önlemeye yardımcı olur. Hazırladığımız brokoli çorbası, bu bileşiği en lezzetli haliyle almanızı sağlar.
  • Sindirime Dost: Yüksek lif içeriği sayesinde bağırsak hareketlerini düzenler. Özellikle kabızlık problemi yaşayanlar için brokoli çorbası harika bir akşam öğünü alternatifidir.
  • Göz Sağlığı: İçerisindeki havuçtan gelen A vitamini ve brokolideki lutein, göz sağlığını korumada önemli rol oynar.

Diyetisyen Notu

Danışanlarımın diyet listelerine brokoli çorbası eklemeyi çok seviyorum çünkü kalori yoğunluğu düşük, besin değeri çok yüksektir. Bir kase çorba ile hem midenizi doldurur hem de günlük vitamin ihtiyacınızın büyük bir kısmını karşılarsınız. Eğer vegan besleniyorsanız, tarifteki inek sütü yerine badem sütü veya soya sütü kullanarak da bu harika lezzeti yakalayabilirsiniz.

Sağlıklı mı sağlıklı, lezzetli mi lezzetli bu diyet tarifimizi sosyal medyada paylaşırken Diyetisyen Dilara GÖZEyi etiketlemeyi unutmayın! Afiyet olsun!

Online danışmanlık veya bireysel beslenme programı oluşturmak için Diyetisyen Dilara GÖZE ile kolayca iletişime geçebilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.

Son Yazılar

Sahurda Ne Yenmeli? , Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 15, 2026
Sahurda Ne Yenmeli?

Sahurda ne yenmeli? Yumurta, peynir, yulaf ve ceviz gibi tok tutan besinleri tercih edin; tuzlu ve hamur işlerinden kaçının. Sağlıklı bir Ramazan için doğru sahur şart!

Çölyak Beslenme Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 1, 2026
Bilimsel Yönleriyle Çölyak Beslenme

İçindekiler Glütensiz Hayat Rehberi Çölyak Hastalığında Beslenme Karın şişliği, geçmeyen yorgunluk, sindirim problemleri ve bazen de kansızlık… Bu belirtilerle doktora başvurduğunuzda aldığınız "Çölyak" tanısı, hayatınızda yeni bir sayfanın açılması anlamına gelir. Çölyak, genetik yatkınlığı olan bireylerde, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan "glüten" proteinine karşı vücudun gösterdiği ömür boyu süren bir hassasiyettir. Bu hastalıkta ilaç veya ameliyat tedavisi yoktur; tek ve en etkili ilaç, doğru planlanmış bir çölyak beslenme programıdır.Bir diyetisyen olarak söyleyebilirim ki; çölyak bir hastalık değil, bir yaşam biçimidir. İlk başta zorlayıcı görünse de, çölyak hastalığında beslenme kurallarını yaşamınıza entegre ettiğinizde, yaşam kalitenizin ne kadar arttığını göreceksiniz. Bu rehberde, glütensiz yaşamın inceliklerini, mutfak güvenliğini ve çölyak beslenme sürecinde dikkat etmeniz gereken her şeyi detaylarıyla ele alacağız. Yasaklı Besinler / Kırmızı Liste Çölyak hastaları glüten tükettiğinde, ince bağırsaklarında besin emilimini sağlayan "villus" adı verilen parmaksı yapılar zarar görür. Bu hasar, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri alamamasına neden olur. Bu yüzden çölyak hastalığında beslenme tedavisinin temeli, glüteni hayattan tamamen çıkarmaktır. "Azıcık yesem bir şey olmaz" düşüncesi, çölyak beslenme sürecinde geçerli değildir; çünkü bir çay kaşığının ucu kadar glüten bile bağışıklık sistemini tetikleyerek bağırsak hasarını başlatabilir. Serbest Besinler / Yeşil Liste ve Alternatifler Glütensiz beslenmek, lezzetsiz beslenmek demek değildir. Doğada glüten içermeyen sayısız besin kaynağı vardır. Çölyak beslenme planınızı zenginleştirecek güvenli gıdalar şunlardır:Tahıl Alternatifleri: Mısır, pirinç, karabuğday (greçka), kinoa, amarant, darı, patates ve kestane unu. Bu besinler, çölyak hastalığında beslenme sürecinde ekmek ve hamur işi ihtiyaçlarınızı karşılayacak harika alternatiflerdir.Protein Kaynakları: İşlenmemiş et, tavuk, balık, yumurta.Baklagiller: Kuru fasulye, nohut, mercimek, …