Unsuz Pancarlı Grissini Tarifi

Pancarlı Grissini

Pancarlı Grissini; nohut ve pancarla hazırlanan unsuz, yağsız bir mucize! Sadece 3 malzemeyle ara öğünlerinize renk ve sağlık katın.

Rengi Şahane, Tadı Efsane Unsuz Pancarlı Grissini Tarifi

Ara öğün saatleri geldiğinde eliniz hemen paketli gıdalara, tuzlu krakerlere veya sağlıksız atıştırmalıklara mı gidiyor? Bu alışkanlığı değiştirmek sandığınızdan çok daha kolay ve lezzetli. Bugün mutfağımızda hem rengiyle gözünüzü şenlendirecek hem de temiz içeriğiyle bedeninizi besleyecek harika bir tarif.

İçerisinde un, yağ veya rafine şeker barındırmayan bu tarif, baklagillerin ve sebzelerin gücünü birleştiriyor. Özellikle çocuklarına sebze yedirmekte zorlanan anneler veya glütensiz beslenenler için Pancarlı Grissini, masum ve besleyici bir kurtarıcı.

Neden Bu Tarifi Denemelisiniz?

Bir diyetisyen olarak, danışanlarıma her zaman “yasaklama, alternatif üret” felsefesini aşılıyorum. İşte  tam da böyle bir alternatif. İçerisindeki haşlanmış nohut sayesinde bitkisel protein ihtiyacınızı karşılarken, pancarın güçlü antioksidan etkisiyle bağışıklığınızı destekler. Klasik grissinilerin aksine boş kalori değil, lif ve vitamin dolu bir atıştırmalıktır.

Rengini tamamen doğadan alan Pancarlı Grissini, çay saatlerinizde veya ofis çekmecenizde bulundurabileceğiniz en pratik çözümlerden biri. Üstelik yapımı o kadar kolay ki, mutfakta çok zaman harcamadan bu sağlıklı lezzete kavuşabilirsiniz. Hazırladığınız Pancarlı Grissini çubuklarını fırından çıktığı gibi tüketebilir veya sevdiklerinize ikram edebilirsiniz.

Malzemeler

2 adet orta boy haşlanmış pancar (Rengini veren ana kahraman)
1 su bardağı haşlanmış nohut (Protein ve kıvam için şart)
1 çay kaşığı tuz
Üzeri için: Susam veya çörek otu

Sunum ve Tüketim

Fırından yayılan o nefis koku ve tepsideki kırmızı şölen iştahınızı kabartacak. Hazırladığınız Pancarlı Grissini, tek başına harika bir atıştırmalık olduğu gibi, yanına yapacağınız süzme yoğurtlu ve naneli bir dip sosla lezzetini ikiye katlayabilir. Dilerseniz beyaz peynirle birlikte tüketerek protein kalitesini artırabilirsiniz.

Adım Adım Hazırlanışı

Un yoğurma derdi olmadan, dakikalar içinde hazırlayabileceğiniz  Grissini için kollarımızı sıvayalım:

  1. Püre Haline Getirme: Haşlanmış nohutları, kabukları soyulmuş haşlanmış pancarları ve tuzu mutfak robotuna veya blendera alın. Malzemeler tamamen pürüzsüz, homojen bir kıvam alana kadar çekin. Pancarlı Grissini harcınızın rengine hayran kalacaksınız.
  2. Şekil Verme: Elde ettiğiniz karışımı dilerseniz bir sıkma torbasına koyarak, dilerseniz elinizle ince uzun şeritler halinde şekillendirerek yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizin. Pancarlı Grissini şekli verirken çok kalın olmamasına özen gösterin ki içi güzel pişsin.
  3. Lezzet Dokunuşu: Tepsiye dizdiğiniz grissinilerin üzerine bolca susam serpiştirin. Bu hem lezzet katacak hem de sunumu güzelleştirecektir.

Pişirme: Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 20-25 dakika pişirin. Fırından çıkan Pancarlı Grissini çubuklarını, hafifçe soğuyup kıvam alması için dinlendirin.

Diyetisyen Notu

Hem göze hem damağa hitap eden bu Grissini tarifi, diyet listenizin en renkli üyesi olmaya aday. Vicdan azabı çekmeden atıştırmanın keyfine varın!

Afiyet olsun, renkli ve fit kalın!

Sağlıklı mı sağlıklı, lezzetli mi lezzetli bu diyet tarifimizi sosyal medyada paylaşırken Diyetisyen Dilara GÖZEyi etiketlemeyi unutmayın! Afiyet olsun!

Online danışmanlık veya bireysel beslenme programı oluşturmak için Diyetisyen Dilara GÖZE ile kolayca iletişime geçebilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.

Son Yazılar

Sahurda Ne Yenmeli? , Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 15, 2026
Sahurda Ne Yenmeli?

Sahurda ne yenmeli? Yumurta, peynir, yulaf ve ceviz gibi tok tutan besinleri tercih edin; tuzlu ve hamur işlerinden kaçının. Sağlıklı bir Ramazan için doğru sahur şart!

Çölyak Beslenme Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 1, 2026
Bilimsel Yönleriyle Çölyak Beslenme

İçindekiler Glütensiz Hayat Rehberi Çölyak Hastalığında Beslenme Karın şişliği, geçmeyen yorgunluk, sindirim problemleri ve bazen de kansızlık… Bu belirtilerle doktora başvurduğunuzda aldığınız "Çölyak" tanısı, hayatınızda yeni bir sayfanın açılması anlamına gelir. Çölyak, genetik yatkınlığı olan bireylerde, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan "glüten" proteinine karşı vücudun gösterdiği ömür boyu süren bir hassasiyettir. Bu hastalıkta ilaç veya ameliyat tedavisi yoktur; tek ve en etkili ilaç, doğru planlanmış bir çölyak beslenme programıdır.Bir diyetisyen olarak söyleyebilirim ki; çölyak bir hastalık değil, bir yaşam biçimidir. İlk başta zorlayıcı görünse de, çölyak hastalığında beslenme kurallarını yaşamınıza entegre ettiğinizde, yaşam kalitenizin ne kadar arttığını göreceksiniz. Bu rehberde, glütensiz yaşamın inceliklerini, mutfak güvenliğini ve çölyak beslenme sürecinde dikkat etmeniz gereken her şeyi detaylarıyla ele alacağız. Yasaklı Besinler / Kırmızı Liste Çölyak hastaları glüten tükettiğinde, ince bağırsaklarında besin emilimini sağlayan "villus" adı verilen parmaksı yapılar zarar görür. Bu hasar, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri alamamasına neden olur. Bu yüzden çölyak hastalığında beslenme tedavisinin temeli, glüteni hayattan tamamen çıkarmaktır. "Azıcık yesem bir şey olmaz" düşüncesi, çölyak beslenme sürecinde geçerli değildir; çünkü bir çay kaşığının ucu kadar glüten bile bağışıklık sistemini tetikleyerek bağırsak hasarını başlatabilir. Serbest Besinler / Yeşil Liste ve Alternatifler Glütensiz beslenmek, lezzetsiz beslenmek demek değildir. Doğada glüten içermeyen sayısız besin kaynağı vardır. Çölyak beslenme planınızı zenginleştirecek güvenli gıdalar şunlardır:Tahıl Alternatifleri: Mısır, pirinç, karabuğday (greçka), kinoa, amarant, darı, patates ve kestane unu. Bu besinler, çölyak hastalığında beslenme sürecinde ekmek ve hamur işi ihtiyaçlarınızı karşılayacak harika alternatiflerdir.Protein Kaynakları: İşlenmemiş et, tavuk, balık, yumurta.Baklagiller: Kuru fasulye, nohut, mercimek, …