Üreme Sağlığında Beslenme

Üreme Sağlığında Beslenme Diyetisyen Ankara

Üreme sağlığında beslenme; yumurta ve sperm kalitesini artırarak doğurganlığı destekler. Dyt. Dilara Göze ile kişiye özel, bilimsel beslenme planı.

İçindekiler

Üreme Sağlığında Beslenme

Bir bebek sahibi olma hayali, birçok çift için hayatın en heyecan verici ve bir o kadar da karmaşık yolculuklarından biridir. Bazen bu süreç, doğal akışında ilerlerken, bazen de çiftler “infertilite” (kısırlık) gibi zorlu bir durakla karşılaşabilirler. Genetik faktörler ve tıbbi durumlar elbette belirleyicidir; ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, yaşam tarzı değişikliklerinin ve özellikle beslenmenin, doğurganlık üzerinde sandığımızdan çok daha büyük bir etkisi olduğunu kanıtlamaktadır. Üreme sağlığında beslenme, sadece hamile kaldıktan sonra değil, gebelik planlaması yapıldığı andan itibaren dikkate alınması gereken hayati bir unsurdur.

Bu yazıda hem kadın hem de erkek üreme sağlığını destekleyen beslenme stratejilerini, yasaklardan ziyade bedeni onaran önerilerle ele alacağız.

Doğurganlığın Temeli: Neden Beslenme?

Vücudumuz, hayatta kalma dürtüsüyle çalışan mükemmel bir mekanizmadır. Eğer vücut, yetersiz beslenme, aşırı stres veya toksin yükü altındaysa, “üreme” fonksiyonunu ikinci plana atar. Çünkü doğa, “önce anneyi/babayı hayatta tut, sonra nesli devam ettir” prensibiyle çalışır. İşte bu noktada üreme sağlığında beslenme devreye girer. Doğru besinler, hormonların düzenli çalışması için gereken sinyalleri beyne gönderir. Yumurta kalitesinden sperm hareketliliğine, rahim içi dokunun (endometrium) sağlığından embriyonun tutunmasına kadar her aşama, aldığımız mikro ve makro besinlerden etkilenir.

İnfertilite ve Beslenme İlişkisi

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre infertilite, çiftlerin yaklaşık %15’ini etkilemektedir. Tedavi süreçlerinde (tüp bebek, aşılama vb.) tıbbi protokoller ne kadar güçlüyse, beslenme desteği de o kadar önemlidir. Infertilite ve üreme sağlığında beslenme üzerine yapılan araştırmalar; doymuş yağlardan zengin, liften fakir ve işlenmiş gıdaya dayalı beslenme tipinin, yumurtlama bozukluklarına (ovulasyon disfonksiyonu) yol açabildiğini göstermektedir. Özellikle insülin direnci ve polikistik over sendromu (PKOS) gibi durumlar, infertiliteyi tetikleyen en yaygın nedenlerdendir ve tedavinin ilk basamağı her zaman diyet değişikliğidir. Infertilite ve üreme sağlığında beslenme protokollerinde, kan şekerini dengeleyerek hormonal kaosu dindirmek birincil hedeftir.

Kadın Üreme Sağlığında Beslenme Yumurta Kalitesini Artırmak

Kadınlar için üreme sağlığında beslenme, yumurta hücrelerinin oksidatif strese karşı korunmasıyla başlar. Vücudumuzdaki serbest radikaller, yumurta kalitesini düşürebilir.

  • Antioksidan Gücü: Renkli sebze ve meyveler, içerdikleri antioksidanlarla yumurtaları koruyan bir kalkan görevi görür. Kırmızı meyveler, koyu yeşil yapraklı sebzeler sofradan eksik edilmemelidir.
  • Bitkisel Proteinler: Çalışmalar, hayvansal proteinin bir kısmının bitkisel proteinle (nohut, mercimek, fasulye) değiştirilmesinin yumurtlama sorunlarını azalttığını göstermektedir. Üreme sağlığında beslenme planlarında haftada en az 2-3 gün baklagil tüketimi önerilir.
  • Tam Yağlı Süt Ürünleri: Yapılan bazı araştırmalar, yağı tamamen alınmış süt ürünleri yerine kontrollü miktarda tam yağlı süt ürünlerinin doğurganlığı desteklediğini ortaya koymuştur.
  • Demir ve Folik Asit: Gebelik öncesi depolarn dolu olması, sadece bebeğin gelişimi için değil, yumurtlama sağlığı için de kritiktir.

Erkek Üreme Sağlığında Beslenme Sperm Kalitesi ve Hareketlilik

Doğurganlık genellikle kadın odaklı düşünülse de, infertilite vakalarının yaklaşık %40-50’si erkek faktörlüdür. Infertilite ve üreme sağlığında beslenme denildiğinde, baba adaylarının beslenmesi de en az anne adayları kadar önemlidir.

  • Çinko ve Selenyum: Testosteron seviyesi ve sperm üretimi için elzemdir. Kabak çekirdeği, deniz ürünleri ve brezilya cevizi bu minerallerin en iyi kaynaklarıdır.
  • Likopen: Domatese kırmızı rengini veren likopen, sperm morfolojisini (şeklini) iyileştiren güçlü bir antioksidandır.

Omega-3: Balık, ceviz ve keten tohumunda bulunan Omega-3 yağ asitleri, sperm zarının akışkanlığını artırarak yumurtayı dölleme kapasitesini yükseltir. Erkekler için planlana

Kilonun Önemi: Ne Çok Az, Ne Çok Fazla

Vücut kitle indeksi (BKİ), doğurganlık üzerinde doğrudan etkilidir. Aşırı zayıflık, östrojen salgısını durdurarak adet döngüsünü kesebilirken; aşırı kilo ve yağlanma, östrojen hakimiyetine ve hormonal dengesizliğe yol açar. Infertilite ve üreme sağlığında beslenme tedavisinde amaç, ideal kiloya ulaşarak vücudun “üremeye hazırım” sinyalini almasını sağlamaktır. Sadece %5-10’luk bir kilo kaybı bile, adet düzensizliği yaşayan kadınlarda ovulasyonu kendiliğinden başlatabilmektedir. Bu nedenle üreme sağlığında beslenme, sürdürülebilir bir kilo yönetimi ile birleştirilmelidir.

Akdeniz Tipi Beslenme Altın Standart

Bilimsel literatür, doğurganlık için en ideal beslenme modelinin “Akdeniz Diyeti” olduğu konusunda hemfikirdir. Zeytinyağı gibi sağlıklı yağların, sebzelerin, balığın ve tam tahılların ağırlıkta olduğu bu model, vücuttaki enflamasyonu azaltır. Üreme sağlığında beslenme stratejilerimizde, trans yağlardan (margarin, paketli ürünler) kaçınmak ve doğal yağlara yönelmek esastır. Trans yağlar, insülin duyarlılığını bozarak infertilite riskini artırır.

Endokrin Bozuculardan Kaçınmak

Üreme sağlığında beslenme sadece ne yediğinizle değil, yemeğinizi neyde pişirdiğinizle de ilgilidir. Plastik kaplar, bisfenol-A (BPA) ve fitalatlar gibi endokrin bozucu maddeler içerir. Bu maddeler vücutta hormon taklidi yaparak üreme sistemine zarar verir. Infertilite ve üreme sağlığında beslenme danışmanlığında, cam saklama kaplarının kullanımı, pestisit kalıntılarından arınmak için sebzelerin iyi yıkanması ve mevsiminde beslenme gibi yaşam tarzı önerileri de paketin bir parçasıdır.

Takviyeler ve Bireysel İhtiyaçlar

Her bireyin biyokimyası farklıdır. CoQ10, D vitamini, İnositol gibi takviyeler üreme sağlığında beslenme sürecini destekleyebilir; ancak bunlar mutlaka kan tahlillerine göre ve bir uzman kontrolünde kullanılmalıdır. Bilinçsiz kullanılan bitkisel kürler, tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir.

Stres Yönetimi ve Beslenme

Stres hormonu kortizol ile üreme hormonları vücutta aynı hammaddeyi kullanır. Kronik stres altındaysanız, vücut hammaddeyi kortizol üretmek için kullanır ve üreme hormonları baskılanır. Infertilite ve üreme sağlığında beslenme sürecinde, stresi azaltan besinler (bitter çikolata, muz, yulaf gibi magnezyum kaynakları) diyete eklenerek bütüncül bir iyileşme hedeflenir.

Birlikte Başarabiliriz

Çocuk sahibi olma isteği, sabır gerektiren bir süreçtir. Bu süreçte üreme sağlığında beslenme kurallarına uymak, bedeninize iyi bakmanın ve ona “güvendesin” mesajı vermenin en etkili yoludur. Üreme sağlığında beslenme bir diyet değil, geleceğinize yaptığınız bir yatırımdır. Unutmayın, yediğiniz her lokma, genetik potansiyelinizi ve gelecek neslin sağlığını şekillendirme gücüne sahiptir.

Diyetisyen Arayışınızda Dyt. Dilara Göze Kliniği Farkı

Ankara’nın kalbi ve en prestijli lokasyonlarından biri olan Merkez Ankara projesinde hizmet veren Dyt. Dilara Göze, üreme sağlığı gibi hassas ve mahremiyet gerektiren bir konuda, danışanlarına güvenli bir liman sunmaktadır. Kliniğimiz; Kızılay, Ulus ve Yenimahalle gibi merkezi noktalara yürüme mesafesinde veya çok kısa bir metro yolculuğu uzaklığındadır. Bu merkezi konum, yoğun tedavi süreçleri (tüp bebek takipleri, doktor kontrolleri vb.) arasında beslenme danışmanlığına zaman ayırmanızı kolaylaştırır.

Dyt. Dilara Göze, infertilite ve üreme sağlığı beslenmesinde, standart listelerin ötesine geçerek, çiftlerin duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını gözeten, kan değerlerine ve tıbbi tedavi protokollerine entegre edilmiş özel programlar hazırlar. Sürecin getirdiği stresle başa çıkmanızı kolaylaştıran, uygulanabilir ve motivasyon artırıcı yaklaşımıyla yanınızdadır. Ankara Diyetisyen arayışınızda, hem bilimsel donanımı hem de ulaşım kolaylığı ile Dyt. Dilara Göze, hayallerinize giden yolda en büyük destekçinizdir.

Son Yazılar

Sahurda Ne Yenmeli? , Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 15, 2026
Sahurda Ne Yenmeli?

Sahurda ne yenmeli? Yumurta, peynir, yulaf ve ceviz gibi tok tutan besinleri tercih edin; tuzlu ve hamur işlerinden kaçının. Sağlıklı bir Ramazan için doğru sahur şart!

Çölyak Beslenme Ankara Diyetisyen Dilara Göze
Ocak 1, 2026
Bilimsel Yönleriyle Çölyak Beslenme

İçindekiler Glütensiz Hayat Rehberi Çölyak Hastalığında Beslenme Karın şişliği, geçmeyen yorgunluk, sindirim problemleri ve bazen de kansızlık… Bu belirtilerle doktora başvurduğunuzda aldığınız "Çölyak" tanısı, hayatınızda yeni bir sayfanın açılması anlamına gelir. Çölyak, genetik yatkınlığı olan bireylerde, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan "glüten" proteinine karşı vücudun gösterdiği ömür boyu süren bir hassasiyettir. Bu hastalıkta ilaç veya ameliyat tedavisi yoktur; tek ve en etkili ilaç, doğru planlanmış bir çölyak beslenme programıdır.Bir diyetisyen olarak söyleyebilirim ki; çölyak bir hastalık değil, bir yaşam biçimidir. İlk başta zorlayıcı görünse de, çölyak hastalığında beslenme kurallarını yaşamınıza entegre ettiğinizde, yaşam kalitenizin ne kadar arttığını göreceksiniz. Bu rehberde, glütensiz yaşamın inceliklerini, mutfak güvenliğini ve çölyak beslenme sürecinde dikkat etmeniz gereken her şeyi detaylarıyla ele alacağız. Yasaklı Besinler / Kırmızı Liste Çölyak hastaları glüten tükettiğinde, ince bağırsaklarında besin emilimini sağlayan "villus" adı verilen parmaksı yapılar zarar görür. Bu hasar, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri alamamasına neden olur. Bu yüzden çölyak hastalığında beslenme tedavisinin temeli, glüteni hayattan tamamen çıkarmaktır. "Azıcık yesem bir şey olmaz" düşüncesi, çölyak beslenme sürecinde geçerli değildir; çünkü bir çay kaşığının ucu kadar glüten bile bağışıklık sistemini tetikleyerek bağırsak hasarını başlatabilir. Serbest Besinler / Yeşil Liste ve Alternatifler Glütensiz beslenmek, lezzetsiz beslenmek demek değildir. Doğada glüten içermeyen sayısız besin kaynağı vardır. Çölyak beslenme planınızı zenginleştirecek güvenli gıdalar şunlardır:Tahıl Alternatifleri: Mısır, pirinç, karabuğday (greçka), kinoa, amarant, darı, patates ve kestane unu. Bu besinler, çölyak hastalığında beslenme sürecinde ekmek ve hamur işi ihtiyaçlarınızı karşılayacak harika alternatiflerdir.Protein Kaynakları: İşlenmemiş et, tavuk, balık, yumurta.Baklagiller: Kuru fasulye, nohut, mercimek, …